Muhakkak Ki Sana Gelen Musa’ya Gelen Namus-u Ekberdir

Allah Rasulü (a.s.), ilk vahyi Ramazan ayının son gecelerinden birinde Nur dağındaki Hira mağarasında aldı. İlk vahyin ardından eşi Hatice’nin ısrarı ile Mekke’nin ilmiyle ve hanif tavrı ile meşhur alimi Varaka b. Nevfel’e giden Hz. Peygamber (a.s.)‘in gönlü Varaka’nın sözleriyle yatıştı. Varaka b. Nevfel okuma yazma bilen kültürlü bir ilim adamıdır. Önceki peygamberlerin kitapları hakkında bilgi ve donanıma sahip olan Varaka b. Nevfel Hz. Muhammed (a.s.)’ın eşi Hatice’nin amcasının oğludur. Hz. Muhammed (a.s.) eşi Hatice’nin tavsiyesi üzerine Varaka b. Nevfel’e gitmiş ve ilk vahiy alışı esnasındaki olayları ona anlatmıştır. Edinilen bilgilere göre Varaka Hz. Peygamber (a.s.)’ın Allah’ın seçilmiş peygamber’i belirtmiş ve şu sözlerle bunu teyit etmiştir. “Ey Muhammed! Sana gelen Musa’ya gelen Namus-u Ekberdir. Yani Cebrail’dir. Sen Peygamber olacaksın. Ah keşke senin davet günlerinde genç olsaydım. Keşke kavminin seni çıkaracağı gün yanında olsaydım..”

Putlara Değil, Yalnızca  Rabbine İbadet Ediyordu

Mekke kamuoyunda bilindiği üzere Hz. Muhammed (a.s.), Kureyş’in Haşimoğulları kabilesine mensubtur ve Kureyş’in önemli liderlerinden Abdulmuttalip’in torunudur. Hz. Muhammed (a.s.) Mekke’de adaleti tesis etmek için kurulmuş olan Hılf’ul Fudul’un önemli üyelerinden biri olduğu gibi hiç puta tapmamış, tevhid dini haniflik (tehannüf) üzere ibadet eden ve yaşamını ahlaki ilkeler üzere kurmuş bir kimsedir.. Mekke halkı bu yüzden ona el-Emin lakabını layık görmüştür. Yakın çevresinden edindiğimiz bilgilere göre Hz. Muhammed (a.s.) özellikle son bir yıldır Mekke dışında bulunan Nur dağındaki Hira mağarasına giderek yalnız kalmayı ve ibadet etmeyi alışkanlık haline getirmişti. Yüce Allah’ın Hz. Peygamber(a.s.)’e ilk defa vahyederek ayetlerini göndermesi de bu anlardan birinde gerçekleşti.

İlk Vahiy Nasıl Geldi?

Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Hz. Muhammed (a.s.) eşi Hatice’ye özellikle son altı aylık dönemde yaşadığı bazı garip hallerden bahsetmekteydi. Kendisi bazı rüyalar görüyor ve gördükleri ertesi gün aynı şekilde karşısına çıkıyordu. Bu duruma bir anlam verememekle birlikte Mekke’deki kötü gidişattan uzak kalmak ve insanlığın içinde bulunduğu gidişat hakkında tefekkür etmek için Hira mağarasında yalnız kalmayı tercih etmeye başladı. Kendi ifade ettiğine gore bu dönemde “adeta O’na yalnızlık sevdirilmişti.” Çünkü O Kureyşin putlarına değil, sadece Allah’a ibadet etmek istiyordu.

CEVAP VER