Köşe Yazısı

Mekke’de adaleti ve güvenilirliği ile tanınan Muhammed (a.s.) kendisinin Allah’ın seçilmiş peygamberi olduğunu açıkladı. Hz. Peygamber (a.s.) henüz Mekke kamuoyuna dönük genel ve kitlesel bir açıklama ve çağrıda bulunmasa da peygamberlik haberi tüm Mekke’ye kısa sürede yayıldı. Bu yeni çağrıya ilk olarak Hz. Muhammed (a.s.)’ın ailesi, yakın akrabaları ve dostları olumlu karşılık verdi. Hz. Peygamber(a.s.)’ın de mensub olduğu Kureyş’in Haşimoğulları sülalesinden bir çok ismin bu yeni dine girmesinin Mekke’yi derinden sarsacağı tahmin ediliyor. Mekke Kureyş’in zengin ailelerinden ve seçkinlerinden oluşan ayrıcalıklı bir zümre (Mele)’nin oluşturduğu Dar’un Nedve Meclisi tarafından yönetiliyor. Sosyal yapıda kabile asabiyetinin etkili olması yönetimde ve toplumda adaletsiz uygulamalara neden oluyor.

“Bir kimsenin haklı ya da haksız olmasına bakmaksızın sırf kendi ailesinden olduğu için akrabalarını kayırması, torpil geçmesi” anlamına gelen kabile asabiyeti toplumda kabilesi güçlü olanın borusunun öttüğü bir düzeni besliyor. Böylece zengin aileler adaletsizce günden güne daha ayrıcalıklı hale gelirken zayıflar ve köleler daha da fakirleşiyor. Güçlülerin hakim olduğu bu düzende kadınlar hor görülüyor ve köleler eziliyor. Sadece yönetimi değil, dini de kendi çıkarlarına göre şekillendiren Dar’un Nedve, Kabe’nin Hz. İbrahim’den bugüne gelen saygın konumunu istediği gibi kullanıyor ve kendi seçkinliğini dine dayandırıyor.Allah’ın saf dinini ona ortaklar koştuğu putlarla alt üst ediyor. Putlar üzerinden dini kuralları kendi zevk ve hevasına göre yeniden şekillendiriyor. Hac mevsiminde düzenlediği panayırlarla putlar üzerinden gelir kazanıyor. Elde ettiği bu nimetlerle Mekke seçkinleri şımardıkça şımarıyor.

CEVAP VER